Haberler

1. Üreme Sağlığı Sempozyumu'nun Ardından

Değerli Tıp Öğrencileri, 

4-5 Nisan'da Kuşadası'nda düzenlenen I. Üreme Sağlığı Sempozyumu'nu geride bıraktık.

Son yıllarda, birliğe farklı noktalarda hizmet etmeye devam ettikçe, sıfırdan başlayan bu yolculukta; vizyonlar, felsefeler, yenilikler ve katkılar ortaya çıkarmaya çalışan Üreme Sağlığı Çalışma Kolu (SCORA), geçen sene belki de bu adımların en resmileştiği, temel aldığı Vizyon ve Yenilik Bildirisi'ni ortaya çıkararak ve birliğin kendisinin de onay vermesi ile bu değişimi başlatmış bulunmaktadır. Belki de bu değişimler ve yenilikler içinde en değerli hayallerden birisi de bilimsel ve sosyal temalı, içerdiği bilgiler ve önemli çıktıları ile başta genç kesim olmak üzere aydınlatmaya, ileriye yönelik olmaya yönelik olan Üreme Sağlığı Sempozyumları olmuştur. 

Bu sene Üreme Sağlığı Ulusal Takımı olarak yaptığımız önemli işlerin yanı sıra bu vizyonun nasıl uygulanabileceğini göstermiş bulunuyoruz. Bahsettiğimiz bildiri dahilinde çalışan, kendi yeteneklerini de buna katarak geliştiren bu ekip, vizyonun en önemli aşamalardan biri olan sempozyumlar serisinin başlamasına vesile olmuştur.

Üreme Sağlığı Çalışma Kolu'nun sağlam adımlar ile ileriye yönelik hedefleri gerçekleştirmesini, ulusal ekip olarak temenni ederiz.

I. Üreme Sağlığı Sempozuyumu, 2 günde 13 konuşmacısı ile, Cinsel Saldırı ve Kürtaj temasını başarı ile işlemiştir. Bütün bu aşamalarda emekleri geçen;

- Organizasyonun ev sahipleri, Celal Bayar TÖB ve Muğla Sıtkı Koçman TÖB'e ve Organizasyon Komitesine, 
- Organizasyon komitesi eş başkanları Ayşenur Sunal ve Mustafa Uğur Özel'e, ayrıca Turgut Ekici'ye, Onur Coşkun'a, Ahmet Yılmaz'a, Gülbükre Dönmez'e ve Ceren Deniz Ceylan'a,
- Sempozyum Koordinatörü ve Ulusal Takım Üyesi Yasin İlhan ile her daim ona yardım eden Üreme Sağlığı Ulusal Asistanı Rabia Saygın'a
- Düzenleme Ekibi'nin baş kahramanı ve aynı zamanda Proje Destek Birimi Asistanı Ece Naz Demir ile düzenleme ekibi üyeleri Samed Baloğlu, Gökçe Nur Akay, Ceren Karakaya ve İrem Yıldırım'a
- Herhangi bir görevlendirmesi olmamasına karşın konuşmacılarımızın ulaşımında bizlere yardımcı olan 9 Eylül TÖB Başkanı Erşan Günenç'e ve konuşmacılar ile iletişimde bizlere yardımcı olan 9 Eylül TÖB Halk Sağlığı Direktörü ve Halk Sağlığı Ulusal Asistanı Kaan Durmuş'a
- Üreme Sağlığı Ulusal Takım Üyeleri; Hüseyin Sağlam, Esra Erdoğan ve Alperen Satan'a, Tüzük Revizyon ve İletişim Sorumlusu Nahit Can Karaburun'a, SCORA Yaz Kampı Koordinatörü Bengisu Bulucu'ya ve SCORA X-Change koordinatörü Yağmur Ilgın Ünal'a,
- Sempozyum sitesinin oluşturulması konusunda yardımları için Bekir Burak Kılboz’a,
- Her daim desteklerini esirgemeyen Türk Tıp Öğrencileri Birliği Yönetim Kurulu'na,
- Program konusunda bizlere yardımcı olan, çok büyük emek veren Prof. Dr. Oğuz Polat'a ve bütün konuşmacılarımıza, 

Teşekkür ediyoruz.

İnsanların ilkleri ve sonları unutamadığı söylenir. Unutulmazlığın sadece bu sempozyuma özgü olması dileği ile,
Türk Tıp Öğrencileri Birliği Üreme Sağlığı Ulusal Takımı

Uzun Bir Süreç; Dünya AIDS GÜNÜ 2014 & 2015

Değerli Tıp Öğrencileri

Üreme Sağlığı Çalışma Kolunun resmi olmayan bayramı konumuyla belki de en organize çalışmalardan birisi olan Dünya AIDS Günü (DAG)’nün ardından geçen zaman içinde birçok yeni çalışmanın da temelini atmış bulunmaktayız. Bugün üzerinden yıllar geçmesine rağmen emekleriyle bizi birlik haline getiren Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC)'ne ve Üreme Sağlığına Çalışma Kolu (SCORA)'na emek veren tüm o yaratıcı gönüllülerin manevi desteğiyle yeni adımlar attık ve atacağız. Bu adımları bir bayrak koşusunun kesitleri olarak tanımlayacak olursak koşunun her kesitinde isimlerini telaffuz etmediğimiz birçok kahraman bizi büyük engellerden kurtarlardı. Okullarından,sosyal hayatlarından ve birlik dışı sorumluluklarından feragat ederek emekleriyle böylesine büyük bir ulusal etkinliğin gerçekleştirilmesini sağlayanlara teşekkürlerimizi geç de olsa sunmak istemekteyiz;

Kargolamada bizler için günlerini harcayan Ankara TÖB LORA'sı Alparslan Ahmet CERAN‘a Ankara LPO’su Çetin Oğulcan YÜCEL’e,Yıldırım Bayezit TÖB Başkanı Cem ÖZKAN’a, TOBB ETÜ TÖB Başkanı Rabia TEKEŞİ'ye,

Materyellerin taşınmasında emeği geçen Ankara TÖB Başkan Yardımcısı Batuhan ASLAN’a, göstermiş olduğu her türlü destek ve kargoların taşınmasındaki emeğinden ötürü İrem Özge UZUNOĞLU'na,

Materyallerin düzenlemesinde yardımcı olan NORA Asistanı Rabia SAYGIN, NORA Asistanı Alperen SATAN ve NORA Asistanı Hüseyin SAĞLAM‘a

Kargolamada yarattıkları mükemmel çalışmadan ötürü NORA Asistanı Esra ERDOĞAN ve SCORA Yaz Kampı Koordinatörü Bengisu BULUCU'ya

Süreç boyunca emeği geçen bütün Üreme Sağlığı Ulusal Takımı Üyelerine,

Tasarımlarımızın mimarı olan Yayın Birimi Ulusal Direktörü Özgür Ercan ERAY'a,

Türk Tıp Öğrencileri Merkez Ofisinin kullanmamızda ve kargoların taşınmasında yardımcı olan Denetim Kurulu Üyesi Sina MEHRASA'ya

Bütün kondom, broşür gibi materyallerimizi sağlayan ve ülkemizde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar mücadelede ve doğum kontrol yöntemleri husunda göstermiş oldukları katkılardan ötürü Eczacıbaşı-O.K ailesine,

Ve son olarak bu büyük ve organize çalışmanın öncüsü NORA’mız ve ARKADAŞIMIZ Ahmet Melih ERDOĞAN’a ,

En içten teşekkürlerimizi sunarız.

Dünün, bugünün ve yarının emek sahipleri siz değerli gönüllülerimize bir müjdenin de habercisi olmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Uzun süren ve beklentilerimizin karşılığını aldığımız çalışmaların sonucunda Eczacıbaşı O.K ile önümüzdeki dönem (2015-2016) düzenlemeyi planladığımız DAG etkinlikleri için anlaşmaya varmış bulunmaktayız. Haziran,Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları içinde iki kurum olarak bütün hazırlıkları bitirmeyi planlıyoruz.

"Bu sayede 1 ARALIK 2015’ten aylar öncesinde biz hazırlıklarımızı tamamlamış olacağız."

Süreç boyunca emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ederken, çalışma kolumuzun kazandığı bu ivme ile farkındalık yaratmanın da ötesine geçeceğine ve birliğimizin bu alanda öncü haline gelmesine büyük katkıda bulunacağına inancımız sonuna kadar devam etmektedir.

Saygılarımızla,
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Takımı '14-'15 Adına,
Hüseyin SAĞLAM
Üreme Sağlığı çalışma Kolu Ulusal Yönetici Asistanı

İki Elin Sesi'ne Ödül!

Desteklenmiş projelerimizden olan "İki Elin Sesi", Türk Tıp Öğrencileri Birliği tarihinde bir ilke imza atarak, IFMSA (Uluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu) 64. Mart Genel Kurul Toplantısı'nda Rex Crossley proje ödüllerinde "Voice of Hands" adıyla on dört proje arasından üçüncülüğe layık görülmüştür.

İki Elin Sesi Ulusal Proje Takımını tebrik ediyoruz.

8. Tıp Eğitimi Çalıştayı'nın Ardından

21-22 Mart'ta Gaziantep Tıp Öğrencileri Birliği ve Akdeniz Tıp Öğrencileri Birliği'nin ortak ev sahipliği ile Barut Hotels Lara'da 8.Tıp Eğitim Çalıştayı gerçekleşti.

8.Tıp Eğitimi Çalıştayının konusu siz değerli gönüllülerimizin oyları ile Değişen Sağlık Politikalarının Tıp Eğitimine Etkisi olarak belirlenmişti. Bugünün tıp öğrencileri fakat geleceğin hekimleri olarak ülkemizde uygulanan Sağlık Politikalarını bilmemize ve en önemlisi bizi biz yapan aldığımız eğitim üzerine etkilerini öğrenmemize hatta tartışmamıza ortam hazırlayan çalıştayımızı gerçekleştirdiğimiz için oldukça mutluyuz.

Değişen Sağlık Politikaları adı altında üç konu işlendi.

İlk oturumumuz Doç.Dr.İlker BELEK moderatörlüğünde gerçekleşti. İlker Belek, Sağlıkta Dönüşüm Politikalarının neler olduğundan ve bu politikalar doğrultusunda uygulamalardan bahsetti. Kamu Hastaneler Birliği, Performans Sistemi gibi uygulamaların yanı sıra Hekim Açığının Kapatılması için uygulanan politikaları da öğrendik. Bir ülkenin sağlık sistemini değerlendiren en önemli unsur 'bebek ölümleri' baz alınarak diğer ülkelerin sistemleri ve ülkemizde uygulanan sistemi tartıştık. Sağlık sektörüne harcanan bütçeler ve mevcut sistemlerin gelişmişliği de kıyaslandı.Oturumumuz mevcut uygulamalar ve gelecekte olması muhtemel uygulamaların aldığımız eğitimi ne derece etkilediği tartışılarak son buldu.

İkinci oturumuzun moderatörü ise Yrd.Doç.Dr.Mehtap TÜRKAY'dı. Mehtap Türkay bizlere Hekim Açığının kapatılması için uygulanan politikalardan bahsetti. Bizim için en önemlisi kontenjanların artışı ve altyapısı yetersiz olan yeni fakültelerin açılması oldu. Yürüttüğü bir çalışmadan bilimsel veriler paylaşan hocamız kontenjan artışına bağlı olarak alınan eğitimin niteliğinin düştüğünü ve bizlerin mezun olduğumuzda özgüven problemi yaşadığımızı söyledi. Mesleki becerilerimizi geliştirme imkanlarımızın kontenjan artışıyla azalmasından dolayı yeni mezun olmuş hekimler büyük çoğunlukla kendilerini yetersiz görüyorlar. Eğitimimizin niteliğini son derece yakından ilgilendiren bu gibi politikaları tanımamız ve bunlar üzerinde tartışmamız doğrultusunda ortak kaygımız: ''Artan kontenjanlar bizlerin aldığı eğitime ve mesleki özgüvenimize zarar vermektedir.'' şeklindeydi.

Çalıştayımızın ikinci günü Ulusal Tıp Eğitimi Takımı ile TEÇ Beyin Takımı'nın konu üzerinde toparlayıcı sunumları ile başladı.

Üçüncü ve konuşmacı desteğinin olduğu son oturumumuzda ise konu Hastahanelerin Birleştirilmesiydi.
Oturum TBMM Sağlık Komisyonu Üyesi Prof.Dr.Nurettin DEMİR moderatörlüğünde gerçekleşti. Konuşmasına kendisinden ve özgeçmişinden bahsederek başladı.Kendisini rol model alabilmemiz açısından öğrencilik yıllarından başlayarak günümüze kadar örnekler verdi. TBMM Sağlık Komisyonunu daha yakından tanıyabilmemiz için nasıl çalıştıklarını aktardı. Hastanelerin Birleştirilmesinin konu olduğu oturumda gelen sorular bu uygulamanın üniversite hastahanelerini dolayısıyla tıp fakültelerini ne kadar ilişkilendirdiğini sorguluyordu. Eğitim veren akademik kadroyu daha çok hasta bakmaya iten sistem tecrübeli öğretim elemanlarımızla daha az zaman geçirmemize sebep olmaktadır. Kamu Hastaneler Birliğinin hastayı gözetirken Tıp Eğitimini göz ardı etmemesi gerektiği konuşuldu. Oturumumuz Sayın Milletvekilimizi ve aynı zamanda hocamızın bizlere verdiği önerilerle son buldu. Bunların arasında en çok vurgulanan öneri şöyledir: ''Tıbbiyelilere önerim empati yapma yeteneğinizi geliştirin. Empati yapan doktor nitelikli doktordur.''

Bildiri yazımından önceki son oturum ise ayrılmış oturumlar şeklinde gerçekleşti. Katılımcılar altı farklı salona bölünerek küçük gruplar halinde görüş ve çözüm önerileri ürettiler. Bu oturumların moderatörlüğünü ise her salonda bir Ulusal Tıp Eğitimi Takımı Üyesi ile bir Tıp Eğitimi Çalıştayları Beyin Takımı Üyesi yürüttü. Konuları kolaylaştırarak tekrar tartışma ortamı yaratan moderatörler girdikleri salonlardan görüşler topladı.
Moderatörler ise şu şekildeydi:
Enes AKDAN-Feyzi Yunus ARSLAN
Ömer GÜRLEK-Cerennaz YOLAÇIK
Büşra ÖNER-Berfin ÖZÇELİK
Tuncel UZEL-Büşra ŞİMŞEK
Fatma Betül ÖZEN-Cengiz GÖKÇE
Bora ÜNAL-Tuğba AKÇAOĞLU

TEÇ Beyin Takımı üyesi Lütfiye Dilşad GÜLKANAT'ın katılım gösterememesi üzerine bu oturumların şekillendirilmesine yardımcı olan Dış İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcımız Tuğba AKÇAOĞLU'na teşekkür ederiz.

Ayrılmış oturumlarda toplanan görüşleri birleştirmek üzere toplantı yapan UTET ve TEÇ Takımı bu görüşleri bildiri şekline getirdiler.

Son ama en önemli olan Bildirinin Yazımı ve Oylamasının yapıldığı oturumda bütün maddeler tek tek tartışılıp oylandı. Bu oturumun sonlanması ile 8.Tıp Eğitim Çalıştayı da son bulmuş oldu.

Akdeniz TÖB ve Gaziantep TÖB'ün ortak ev sahipliği ile gerçekleştirilen bu güzel organizasyon için başta konuşmacılarımız,
Sayın Mv.Nurettin DEMİR
Doç.Dr.İlker BELEK
Yrd.Doç.Dr.Mehtap TÜRKAY'a

Teşekkürlerimizi sunarız.

Uluslar Arası Toplantılarda özellikle AMEE (Association for Medical Education in Europe) Konferanslarında sunulmak için aday gösterilen son derece önemli olan bu projeyi Tıp Eğitimi Çalışma Koluna kazandıran Tıp Eğitimi Çalışma Kolu Direktörümüz Enes AKDAN ve takımına teşekkür ederiz.

Tıp Eğitimi Çalıştaylarının Kordinatörlüğünü yürüten Feyzi Yunus ARSLAN ve takımına emekleri için teşekkür ederiz.

Son olarak da bizleri bu güzel organizasyonda oldukça güzel ağırlayan, güleryüzlülükleri ve neşeleriyle hatırladığımız Organizasyon Komitesine teşekkür ederiz.

Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliği'miz Dahil Edilerek Yapılan Haberler Hakkında

Kamuoyuna önemle duyurulur!

Son zamanlarda yerel basında Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliği'miz dahil edilerek yapılan haberler nedeniyle bu duyuruyu kaleme almış bulunmaktayız. Öncelikle yapılan haberde yer alan "Rezalet" olarak takdim edilen etkinlikleri yerel birliğimizin yapmadığı bir başka öğrenci kulübü tarafından düzenlendiği haberde görsellerde yer aldığı şekilde açıktır.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC), 1952 yılında kurulmuş; bağımsız, siyasi olmayan ve kar amacı gütmeyen Türkiye’deki tıp öğrencileri arasında oluşturulmuş en köklü kuruluştur. Ülke çapında 61 tıp fakültesinde üye yerel temsilcileri mevcut ve bu sayı artmaktadır.

Üye tıp fakülteleri ile Türkiye’deki 40.000'den fazla tıp fakültesi öğrencisinden oluşan bir ağa sahip olmakla birlikte, uluslararası çapta ise kurulduğu yıldan beri üyesi olduğu IFMSA (Uluslararası Tıp Öğrencileri Birlikleri Federasyonu) dahilinde 116 ülkede bulunan 123 Ulusal Üye Kuruluşu arasında Türkiye’yi temsil etmektedir.

Birlik, Türkiye’deki tıp fakültesi öğrencileri için ve tıp fakültesi öğrencileri tarafından yürütülen, tamamen gönüllülük esas alınarak çalışan bir organizasyondur. Birleşmiş Milletler ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından resmi olarak tanınan IFMSA’in Türkiye’deki temsilcisi konumundadır.

Bahsedilen çalışma alanları içerisinde "Bir Tıp Öğrencisiden Daha Fazlası" sloganıyla tüm çalışmalarımızı hem ulusal hemde uluslararası alanlarda sürdürmekteyiz.Bu manada en etkin çalışmalar gösteren ve 63.Ekim Genel Kurulumuza ev sahipliği yapan Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliği'miz ev sahipliğinde büyük bir emekle gerçekleşmiştir.Ayrıca Fakülte bazında düzenlenen etkinlikler vasıtasıyla tıp öğrencilerinin kişisel ve bilimsel gelişimine yönelik çalışmaları itibar görmektedir. Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliğimiz ile alakalı detaylı bilgilere; 

https://www.facebook.com/pages/Pamukkale-%C3%9Cniversitesi-T%C4%B1p-%C3%96%C4%9Frencileri-Birli%C4%9Fi/716405018418185?fref=ts

sayfasından ulaşabilir, kapsamlı fikir edinebilirsiniz.

Tüm yapılan bilgilendirme ve savunuculuk çalışmalarında "Hekimlik" ve insan teması birliğimizin vazgeçilmezidir. Toplumun hiçbir tabakasını ayırmaksızın sağlığın genele yayılması ve halkımızın sağlığına bugünden katma amacımız hem Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliğimiz hemde Türk Tıp Öğrencileri Birliğimiz adına azalmadan devam edecektir. Söz konusu haberde yer alan "özendirici" olma birliğimizin temel prensiplerine uyum sağlamamakta, birliğimiz alkole karşı gençlik çalışmalarında ulusal ve uluslararası manada sürmektedir.

Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliğimiz özelinde üniversitede ve fakültede yer alan çeşitli seçim dönemleri nedeniyle yaşanan sorunların haberlerde etkin olduğunu düşünmekteyiz. Alakası olmadığı halde itham edilerek daha sonra çeşitli tartışmalara dahil edilmeye çalışılan Pamukkale Tıp Öğrencileri Birliği'mizin her daim Türk Tıp Öğrencileri Birliği olarak arkasında olduğumuzu ve birliğimize katkılarından dolayısıyla müteşekkir olduğunu bildirmek isteriz. Türk Tıp Öğrencileri Birliği Yönetim Kurulu olarak yerel birliğimizin her türlü hukuki hakkının takipçisi olacağımızı ve varolan sıkıntıların arkadaşlarımıza yönelmesi halinde işlem başlatacağımızı tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği Yönetim Kurulu

1. SCORA Sempozyumu Hakkında Bilgilendirme

Değerli Gönüllülerimiz,

Bildiğiniz üzere, Çukurova Genel Kurulu'nda alınan kararlar ile vizyon genişlemesine giden SCORA için, bu alandaki en önemli adımlardan ulusal çapta düzenlenilmesi gerekliliği savunulan bilimsel-sosyal organizasyonlardır. İşte bu doğrultuda, çalışma kolu projelerimizden birisi buna ayrılmış, belirlenen hedefler için çalışmaktadır.

I.SCORA Sempozyumu konularının düzenlenmesi hususunda nihai kararımız, Kadın Sağlığı ve Kadına Karşı Şiddet temasının işlenmesi ve bu tema içimde konu olarak "Cinsel Şiddet ve Kürtaj"ın seçilmesine 10 Şubat 2015 Salı günü karar verilmiştir.

Bütün bu gelişmelere paralel olarak da açığımız ev sahipliği başvurularını Üreme Sağlığı Ulusal Ekibi olarak inceleyerek sonuçlandırmış bulunuyoruz. Gelen başvurular içinden Muğla Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği ve Celal Bayar Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği'nin ortaklaşa verdiği teklif, ekibimiz tarafından seçilmiştir. Kendilerini tebrik eder, beraber çalışmayı iple çekerken; başvuran diğer yerellerimize emekleri ve SCORA'ya verdikleri değer için teşekkür ederiz.

Sempozyumumuz, 4-5 Nisan tarihinde, Kuşadası'nda "Ephesia Beach Club (http://ephesiaholidaybeachclub.com/)" da gerçekleştirilecektir.

Bütün bu süreç ışığında, Ulusal Ekip olarak yaptığımız sponsorluk görüşmeleri neticesinde, Eczacıbaşı O.K firmasından Sempozyum için 2000TL ve yaz ayında yapılması planlanan I.SCORA Yaz Kampı için 3000TL olmak üzere 5000TL'lik nakit akışı saglanabildiği için, ev sahibi yerellerimizle yaptığımız görüşme sonucu ücretimizi 80TL'ye indirmiş bulunuyoruz. Bu hususta ekibimden emeği geçen herkese şahsım adına teşekkür ederim.

Programı ve katılım formunu ilerleyen günlerde, siz değerli gönüllülerimiz ile paylaşacağız.

Kuşadası'nda dopdolu bir bilimsel programda ve okul hayatının stresinden uzak bir akşamda görüşmek ve de gerek bu süreç gerekse sonrasında birliğimiz adına çalışmalarımıza hız kesmeden devam edebilmek dileği ile...

Üreme Sağlığı Ulusal Takımı Adına,
Ahmet Melih Erdoğan
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Yöneticisi

http://scora.turkmsic.net/duyuru/1-scora-sempozyumu-hakkinda-bilgilendirme

Kadına Yönelik Şiddet Hakkında

Değerli Tıp Öğrencileri;

Kadına yönelik şiddet, en temel insan haklarından ve temel özgürlüklerinden mahrum eden, sağlıklarını olumsuz etkileyen, sosyal ve ekonomik yaşama etkin katılmasını engelleyen ciddi bir toplumsal sorundur. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi' nin birinci maddesinde kadınlara yönelik şiddet, "ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlamaya veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma" şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımın son yorumlarına, "kurbanı ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakmak" da dahil edilebilinir.

Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Özgecan Aslan'a ulaşamayan ailesi, geçen çarşamba gecesi polise kayıp olduğu yönünde dilekçe vermiş; Mersin'in Tarsus İlçesi'nde 2 gündür aranan üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın, Çamalan Köyü yakınındaki dere yatağında yanmış cesedi bulunmuştur. Bunun üzerine sorgulanan zanlılar, suçlarını itiraf ederek genç kızı öldürdükten sonra benzin dökerek yakıp, Çamalan Köyü Alman Mezarlığı yakınındaki Cin deresine attıklarını itiraf etmişlerdir. Yüzüyle birlikte vücudunun bir bölümü yanan cenazenin kesin olarak Özgecan Aslan'a ait olduğunu belirlemek için aile fertlerinden alınan DNA örnekleri ile karşılaştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.(1)

Türkiye’de kadına yönelik şiddet konusu 1980li yılların sonunda güçlenen kadın hareketlerinin mücadelesi ile ülke gündemine girmiştir. 1990lı yıllardan itibaren de bu konuda kurumsallaşmaya gidilmiş, Başbakanlık'a bağlı olarak Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü kurulmuş, üniversitelerde kadın araştırma merkezleri açılmış ve kadın kuruluşlarının sayıları artmıştır. Ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten kadınların oranı yüzde 39’ dur. Yani her 10 kadından 4’ ü eşi ya da birlikte oldu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Her 10 kadından 1’i gebeliği sırasında fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Şiddet gören her 3 kadından1'i intihar girişiminde bulunmuştur.(2) 2013’ te 214 kadın ve 10 çocuğu öldürülmüş,167 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi/tecavüz girişiminde bulunulmuş, 241 kadın ve kız çocuğuna şiddet uygulandı, 161 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunulmuştur. 2014' te öldürülen kadın sayısı 287 iken 2015' in daha ilk ayında kadın cinayetlerinin sayısı 35' i bulmuştur. Yıllara göre görülen bu artış, şiddette sürekliliğin de habercisi olmaktadır. (3)

Hayata gözlerini yuman, içimizden biri olan Özgecan' ın ailesine ve yakınlarına sabır diliyor, suçluların bir an önce hak ettikleri ve emsalleri için caydırıcı olacak cezayı almalarını; kadına şiddet olaylarının artık bir son bulmasını temenni ediyoruz.

*Türk Tıp Öğrencileri Birliği Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Takımı'nın ve Hacettepe TÖB Yerel Üreme Sağlığı Direktörü Nazlı Alaoğlu'nun katkılarıyla hazırlanmıştır.

1 - http://www.cnnturk.com/haber/turkiye/universiteli-ozgecani-oldurup-yaktilar
2- http://hu-wgs.org/2014/03/kadina-yonelik-siddet-ve-kadin-cinayetleri-bil...
3- http://www.anitsayac.com/

Kadına Karşı Şiddeti Önleme Adına Verilen Cinsel Tatmin Önerisi Üzerine

Değerli Tıp Öğrencileri,

Kadınlara yönelik şiddet, kadınların insan haklarına ve temel özgürlüklerine ilişkin bir ihlal niteliğindedir ve insan onuruna karşı bir suçtur ve kadın ile erkek arasında tarihsel olarak var olan eşitsiz güç ilişkilerine dair bir tezahür teşkil etmektedir. Kadınlara yönelik şiddetin toplumu en temelinden sarstığı, kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasının, kadınların bireysel ve sosyal gelişimi ve toplumun her kesiminden eksiksiz ve eşit bir şekilde katılımı için gerekli olduğu da açıkça ortadadır.(1)

Farkındalığın bir süreç olarak arttığı konu üzerinde 1993 yılında Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu tarafından yayımlanan “Kadına Yönelik Şiddetin Yok Edilmesi Bildirisi” ile “cinsiyete dayalı ve fiziksel, cinsel, psikolojik herhangi bir zarar ve üzüntü sonucunu doğuran ya da bu sonucu doğurmaya yönelik özel yaşamda ya da kamu yaşamında gerçekleşebilen her türlü davranış, tehdit, baskı ya da özgürlüğün keyfi biçimde engellenmesi” olarak tanımlanan kadına yönelik şiddetin yalnızca bu sınırlarda olmadığı, kadınla ilgili her türlü geleneksel göreneksel alışkanlık ve uygulamaların da bu tanıma sokulması gerekliliği vurgulanmaktadır.(2)

Günümüz yasalarında tecavüz ”fiziksel zorlama, vücuda zarar verme ya da kurbanın ruhsal hastalık, zihinsel gerilik ve ilaç etkisi nedeniyle rıza gösterme yetisinin olmadığı durumlarda bir ergene ya da yetişkine cinsel girişim” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım daha geniş anlamda cinsel suçları kapsamaktadır. Cinsel taciz en sık savaşlarda,  iş yerinde ve evlilikte gözlenmektedir. Kadına yönelik cinsel şiddetin sonuçları ise genel hatlarıyla ölümcül olmayan, psikolojik ve ölümcül sonuçlar olarak sınıflandırılabilir ve sonuçların çoğu hem anne hem de tecavüz sonucu doğacak bebek için ciddi sorunlar yaratabilecek sonuçlardır.

Kadına yönelik cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddetin tek bir ayağa indirgenmesinin ve bu şekilde değerlendirilmesinin yanlış olduğu gibi, cinsel şiddetin sadece tatmin olamayan erkekler tarafından yapıldığı algısına düşmek ve yine tatmin olamayan erkekler için kadınları birer sex objesi olarak sunmak, bunu teşvik etmek ve devletten de teşvik eli beklemek kesinlikle kabul edilemez.

Cinsel ilişkinin karşılıklı olduğunu, her konuda olduğu gibi cinsel ilişkide de eşitliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatmakta fayda vardır.Toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi adına herkese bir birey olarak bakmak ve eşitlik ilkesini bu konuda da gözetmek yapılacak uygulamaların selametini sağlayacaktır.

Biz, Türk Tıp Öğrencileri Birliği gönüllüleri olarak, kadınlara yönelik şiddeti - cinsiyete yönelik fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet – engellemek adına atılacak adımların, yapılacak olan ve yürürlükte olan yasal düzenlemelerin cinsiyetler arası eşitliğe ve insan haklarına uygun olması gerekliliğini; sosyal, hukuki ve bilimsel yönden kabul edilebilir olması gerektiğini önemsiyor ve böyle uygulamaların destekçisi olduğumuzu belirtmek istiyoruz.  

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türk Tıp Öğrencileri Birliği Ulusal Ekibi 2014-2015

(1)    Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Cezalandırılması ve Ortadan Kaldırılmasına Dair Amerikan Devletleri Sözleşmesi
(2)    TTB Kadına Yönelik Şiddet; Cinsel Taciz / Irza Geçme

 

NOT:

Değerli gönüllülerimiz, sene içinde ülkemizde yaşanan durumlara göre daha önce yazdığımız:
Doğum kontrol yöntemleri ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/dogum-kontrol-yontemleri-uzerine
Kadının çalışma hayatındaki yeri ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/kadinin-calisma-hayatindaki-yeri
Kadına yönelik şiddet  ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu
ve
SCORP ile beraber hazırladığımız kadın hakları ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/5-aralik-dunya-kadin-haklari-gunu
adreslerinden ulaşabilirsiniz.

1. SCORA Paneli Ev Sahipliği Başvuruları Açıldı

Birliğimizin Değerli Gönüllüleri,

Çukurova Genel Kurulu'nun TurkMSIC ve SCORA içinen büyük meyvesi süphesiz ki genel kurulda oy birliği ile kabul edilmiş olan "SCORA Vizyon ve Yenilik" bildirisidir. Bildiğimiz üzere SCORA'nin önümüzdeki 7 senelik vizyonu ve hareket planı onaylanarak, uzun vadeli hedefler ve yeni yapılanmalar kararlaştırılmıştır.

İşte bu meyvenin en büyük sonuçlarından biri de, bu duyurunun temelini oluşturan, büyük emekler ve çalışmalar sonucu ortaya çıkan; I. SCORA PANELİ'dir.

SCORA Ulusal Takımı olarak I. SCORA PANELİ'nin SCORA'da birçok şeyin öncüsü olduğunu gördüğümüzden ayrı bir önem ve kıymet vermekteyiz.

I. SCORA PANELİ Kürtaj, Cinsel saldırı, İnfertilite ve Tabu olarak 4 ana konudan oluşup bunların tıbbi ve hukuki süreçlerini (Tıp ve Hukuk öğrencilerinin katılabildiği) ele alan SCORA'nın yeni bir yüzü yeni bir hayalidir. Bu hususta sizleri yeni ve güncel bir SCORA'ya davet ediyoruz. 

Bizler için ve birliğimiz için önem arz eden bu organizasyonun ev sahipliğini açmaktan mutluluk duyarız. 13 Şubat 2015 saat 21.00'e kadar ilgili yerellerimiz organizasyona ev sahipliği adına, ekteki formu doldurarak başvurabilirler. Herhangi bir soru(n) esnasında bana veya NORA'mıza her zaman ulaşabilirsiniz. 

Birlik adına çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğimizi bildirirken, sizlere de kolaylıklar dileriz...

Sempozyumda görüşmek dileği ile,

SCORA Ulusal Takımı Adına,
Yasin İlhan
1.SCORA Paneli Sorumlusu

Başvuru Formu: https://yadi.sk/i/CKdTmM93eMSym